Yeşil Bina

Yeşil Bina

Günümüzde iklim değişikliğine neden olan sektörlerden biri de inşaat sektörüdür. Binaların tasarımından, inşaatına, kullanımına, bakımına ve yıkımına kadar her aşamada meydana gelen karbon salınımı, harcanan enerji ve su, açığa çıkan atıklar çevreye zarar vermektedir. İnşaat sektörü suyun %12’sini kullanmakta ve katı atık üretiminde %40’lık bir paya sahiptir (Erten, 2012). Çevreye verilen bu zararın en aza indirilmesi amacıyla “Yeşil Bina”ların ortaya çıkışı sürdürülebilirlik kavramının, 1970’te gerçekleşen dünya enerji krizi sonrası önem kazanması ile başlamıştır. Sürdürülebilirliğin önem kazamasıyla küresel, ulusal ve yerel ölçeklerde enerji verimliliği, korunumu, yenilenebilir enerji üzerine birçok çalışma yapılmıştır. Enerji maliyetlerinin öneminin artmasıyla da yeşil bina inşaatlarına başlanmıştır (Frej’ten aktaran Kazancı, 2017).

Bir binanın yeşil bina olması için; iklime, doğaya ve insan sağlığına en düşük seviyede zarar verecek şekilde tasarlanmalı ve inşaa edilmelidir (Yetkin, 2014). Yeşil binanın; arazi planlaması, su ve enerji, ekolojik malzeme kullanımı, iç ortam hava kalitesi, kullanıcı sağlığı ve konforu, ulaşım ve atıkların kontrolü, akustik ve kirlilik gibi konularda belirlenen kriterleri sağlaması gerekmektedir (Erten, 2012).

Binaların yeşil bina olarak tasarlanması ve yönetilmesi durumunda sağladığı faydalar, yeşil bina sertfikası almamış binalara göre, enerji kullanımında %24-50 arasında, karbon emisyoslarında %13-39 arasında, su kullanımında %30-50 arasında, katı atık miktarında %70, bakım maliyetinde % 13 oranında azalma sağlayabilmesidir (Ding’ten aktaran Öztürk, 2015). Bunların sonucunca yeşil binalar ile enerji tüketimi azalır, doğa ve kullanıcı sağlığı korunur ve verimlilik artar.

Sürdürülebilirlik kavramının önem kazanmasıyla ortaya çıkan yeşil binaların sağlamış olduğu yararlar çevresel, ekonomik, sosyal olmak üzere üç başlıkta ele alınmaktadır (Yetkin, 2014):

Çevresel Yararlar

  • Fosil yakıtlardan elde edilen elektrik enerjisi yerine güneş enerjisiden faydalanılması ve toplu taşıma kullanımının teşvik edilmesi ile enerji verimliliği artar ve buna bağlı olarak emisyon oranı azalır.
  • Yağmur suyu ve arıtılmış atık suların sulamada kullanılması ile sudan tasarrufu sağlanır.
  • Yağmur suyunu yönlendirme, geçirgen malzemeli bina yüzeyi ve yeşil çatılar ile yağmur suyu yönetimi yapılır.
  • Isı adası etkisine neden olan yüksek binalar, beton ve asfaltın etkisini azaltacak çözümlerle bina tasarımı, güneşlenmeye uygun arazi kullanım kararları ve ağaçlandırmalar ile ısı dengesi sağlanır.
  • Yerel ve geri dönüştürülebilen malzeme kullanmı ile inşaat ve yıkım esnasında açığa çıkan atıkların azaltımı sağlanır.

 

Ekonomik Yararlar

  • Yeşil bina inşaat maaliyetinin, enerji ve su tasarrufu ile uzun dönemde karşılanır.
  • Yönetim ve bakım maaliyetinin geleneksel yapılara göre düşük olması ve tasarımı ile binanın değeri artar.
  • Doğal aydınlatma, havalandırma ve sıcaklık kontrolü ile iş yeri olarak kullanılan yeşil binalarda personel devamlılığının sağlanır.
  • Satış mağazası olarak kullan binalarda gün ışığından faydalanması ile satış artışını sağlar.

 

Sosyal Yararlar

  • İç mekan kalitesinin havalandırma, zehirsiz ve düşük salınımlı malzemelerin kullanılması ile artırılması sonucu daha sağlıklı ve konforlu yaşam ve çalışma ortamları oluşturulur.
  • Sağlıklı ve konforlu çevre ve atmosfer ile okullarda öğrenci devamlılığı sağlanır.
  • Bisiklet ve toplu taşıma gibi alternatif ulaşım imkanları ile trafik yükünü hafifletir, rekreasyon ve egzersiz alanı olan doğal alanların korunmasını sağlayarak bireylerin sağlıklı ve zinde olmasını teşvik eder.

 

Yeşil binalar bölgenin ve kentin özelliklerine, yasa ve mevzuatlarına göre oluşturulmuştur. Binanın sürdürülebilir olması için belli kriterleri gerçekleştirmesi gerekmektedir. Her bir kriterin puanı vardır ve inceleme sonucu puanlar verilir. Binanın çevresel performansı bu puanların toplamına göre belirlenmektedir. Binanın belgelenebilmesi için belli kurallara uyması gerekmektedir. Bunlar yerine getirildiğinde çizim, fotoğraf ve sayısal olarak karşılanması gereken değerler hesaplanarak belgeler ile kanıtlanmaktadır (Erten, 2012).

Yeşil bina sertifka sistemleri her ülkenin, bölgenin, kentin koşullarına göre kriterler geliştirmektedir. Dolayısıyla pek çok ülke kendi yeşil bina sertifika sistemini geliştirmiştir. Amerika LEED, İngiltere Breeam, Almanya DGNB, Japonya CASBEE, Avusturalya Green Star bunlara örnek verilebilir. Türkiye’de kendi koşullarına uygun ulusal sertifika sisteminin yapılması adına çalışmalar sürdürülmektedir. Bunlar; Türkiye Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) tarafından 2013 yılında hazırlanan Konut Sertifikası, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ)’nin bünyesinde yer alan Yapı Araştırma ve Uygulama Merkezi (YUAM) tarafından hazırlanan Sürdürülebilir Etkin Enerji Binalar (SEEB-TR) Sertifika Sistemi’dir.

Yeşil bina sertfika sistemlerinin sürdürülebilir olması, başarıya ulaşması için devlet tarafından desteklenmesi gerekmektedir. Yasa ve mevzuatlarda yeşil binalara yer verilmesi ile sorumlu firmaların yeşil bina setifika sistemlerine prestij için değil, çevrenin ve doğanın korunması için başvurmaları sağlanabilir.

Kaynakça

Erten, D. (2012). Yeşil Binalar. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Yayınları-V.

Kazancı, O. (2017). Yeşil Bina Sektörünün Pestel Yaklaşımı ile Stratejik Analizi. Yüksek Lisans Tezi. Bülent Ecevit Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı, Zonguldak.

Öztürk, A. (2015). Yeşil Bina Setifikasyon Sistemlerinin Analizi. Yüksek Lisans Tezi. İstanbul Teknik Üniversitesi, Enerji Enstitüsü, Enerji Bilim ve Teknoloji Anabilim Dalı, İstanbul.

Yetkin, E.G. (2014). Mevcut Yapılar Kapsamında Yeşil Bina Sertifika Sistemleri Enerji Kriterlerinin Belirlenmesi İçin  LEED, BREEAM ve DGNB Sistemlerinin Karşılaştırmalı Analizi. Yüksek Lisans Tezi. İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık Anabilim Dalı, Çevre Kontrolü ve Yapı Teknolojisi Programı, İstanbul.

 

Simin Kışınbay